ALO ÇÖZÜM HATTI 444 35 66
Radyo ve Demokrasi Müzesi

1964-1980

RADİO HANOİ ve DRAGON LADY:

1963 - 1973, On yıl süren ve A.B.D' nin yenilgisiyle sonuçlanan Vietnam Savaşı yıllarıdır. Vietnam' daki ilk radyo istasyonu ülkenin Fransız kolonisi olduğu yıllarda, Radio Saigon adıyla 1920' lerde başlar. Ülkenin kendi diliyle yapılan ilk yayın ise, 2 Eylül 1945 tarihinde gerçekleşir ve Demokratik Vietnam Cumhuriyeti' nin kurulmasından bir hafta sonra ülkenin lideri Ho Chi Minh, radyodan Bağımsızlık Deklarasyonu' nu okur. "Voice of Vietnam" adıyla yayınına devam eden ulusal radyo istasyonunun merkezi ülkenin başkenti Hanoi' dir. "Burası Demokratik Vietnam Cumhuriyeti başkenti Hanoi' den yayın yapan Vietnam' ın Sesi" anonsuyla program açılır. Vietnam Savaşı boyunca, Radio Hanoi, ülkenin propaganda merkezi gibi kullanılır.

Vietnam'ın coğrafi koşulları nedeniyle Amerikan askerlerinin çok zorlanması ve telef olması yıllarca yazılır çizilir. Pek yazılıp çizilmeyen, ama Amerikalıların kaybetmesinde önemli rol oynadığı bilinen bir başka öykü de radyo yayıncılığında yaşanır.

Adını radyo yayıncılığına altın harflerle yazdıran Trịnh Thị Ngọ, çocukluğunda Amerikan filmlerini alt yazısız izleyebilmek için İngilizce öğrenir, fakat yıllar sonra öğrendiği bu dili, hayranı olduğu Amerikan filmlerinin ülkesinden gelen askerlerin moralini bozmak için kullanır. 25 yaşındaki Vietnamlı genç kız, Trịnh Thị Ngọ, Vietnam Ulusal Radyo İstasyonu Radio Hanoi' de günde üç kez program yapar. "Hanoi Hanna" , olarak çağrılan ya da Amerikalı askerlerin taktığı adla "Dragon Lady" (Canavar Kadın), yaptığı programlarda ölen ya da esir alınan Amerikan askerlerinin adlarını okuyarak morallerinin bozulmasına neden olur. Bununla da kalmaz, direkt olarak Amerikan askerlerine seslenir ve onlara, "Vatanınızda, bir kafede olmanız gereken bir zamanda, coğrafi koşulları çok zor olan bu ülkede ne işiniz var, siz burada ölecek, yaralanacak ya da esir alınacaksınız. Siz buradasınız, başkanınız nerede ?" şeklinde seslenerek Amerikan askerlerinin morallerinin çökmesinde önemli bir rol oynar.
 
YUNANİSTAN' DA CUNTA DÖNEMİNDE ÖZGÜR SAVAŞÇILAR RADYOSU

1967 - 1974 Yıllarında Yunanistan'da Cunta Dönemi hüküm sürmektedir. 1967 yılında Yunanistan'da CIA' nın "Prometheus Planı"nın yol göstericiliğinde bir darbe gerçekleştirilir. Albay Papadopoulos liderliğindeki Albaylar Cuntası iktidara gelir. Cuntaya karşı ilk direnişler 1973 Şubat' ında başlar. Hukuk öğrencileri Atina Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni işgal eder ve cuntaya karşı barikatı yükseltirler. Öğrenciler, polisin acımasız saldırılarına karşı sonuna kadar direnirler. Bu isyan bir yıl sonraki Politeknik Ayaklanması' nın habercisidir. Politeknik Direnişi' nin kıvılcımları 14 Kasım 1974'te çakılır. Politeknik Üniversitesi öğrencileri cuntaya karşı boykota başlar ve okulu işgal eder. İşgalcilerin sloganları net bir şekilde rejimi hedef alır: "Ekmek, Eğitim, Özgürlük", "İnsanlar Sizin Zincirlerinizi Kıracak", "Kahrolsun Cunta", "ABD Dışarı", "Özgürlük", "Bugün Faşizm Gidecek". Direnişin başlamasında illegal faaliyet yürüten Yunanistan Üniversiteli Öğrenciler Birliği etkin rol oynar.

Politeknik Direnişi' ni başlatan üniversite öğrencileri "Özgür Savaşçılar" ismiyle kurdukları radyo istasyonundan Maria Damanaki' nin ağzından işçilere, emekçilere ve tüm Atina halkına şu çağrıyı yapar : "Burası Politeknik... size, Özgür Savaşçılar konuşmakta... Size, çocuklarınız konuşmakta... Kahrolsun cunta. ABD dışarı. Kahrolsun faşizm. Yunanistan halkı, sokağa çıkın ve bizim yanımızda olun. Bu mücadele diktatörlüğe ve cuntaya karşı evrensel bir mücadele ! Sadece siz bu kavgayı verebilirsiniz."

Öğrencilerin üniversite işgaliyle birlikte Atina sokakları insan akınına uğrar. İşçiler, emekçiler ve cuntaya karşı nefret besleyen herkes üniversite öğrencilerinin çaktığı kıvılcımı tutuşturmak için sokaklara dökülürler. Kitleler, Politeknik işgalcilerine desteklerini göstermek için 15 Kasım gecesi boyunca orada kalırlar.

İşgalin etkisi şehrin sınırlarını aşar ve ülke çapında cunta düşmanlarının desteğini kazanır. Topraklarına el konulmasını protesto eden Megara'dan bir köylü komitesi, Politeknik işgalini desteklerini bildirmek için ziyarete gelir. Radyo bu desteği şu sözlerle duyurur: "Megara halkı öğrenciler ve işçiler yanında ayağa kalkıp savaşacaklarına söz veriyorlar... Kendi yaşamlarını belirlemek isteyen Yunanistan halkı için bu ortak bir kavga... İlerleme yolunda yürümek için. Temel gereksinim diktatörlüğü devirip demokrasiyi kurmak."

Cunta 16 Kasım' da, Genelkurmay binasının önünde eylem yapan on binlerce insanın üzerine tanklarını sürer ve 20 kişiyi katleder. 17 Kasım' da Politeknik Üniversitesi' ne ilk müdahale başlar ve tanklar üniversitenin duvarlarını yıkarak içeri girer. Radyodan erlere yönelik şu çağrı yapılır : "Askerler, biz sizin kardeşleriniziz. Katillere dönüşmeyin !" Onlarca üniversite öğrencisi tank paletleri arasında ölümsüzleşir. Cuntanın müdahalelerinde toplam 75 kişi katledilir.

Yunanistan'da Albaylar Cuntası' nın çözülüşü, Avrupa' da süre giden benzer süreçlerin bir parçasıdır. Nitekim aynı dönemde Avrupa' nın yaşayan son faşist diktatörlükleri Portekiz' de ve İspanya' da çözülüş sürecine girer. Ayrıca, Portekiz ve Yunanistan' da benzer bir şekilde diktatörlükler tabandan gelen basınçla yıkılırlar. Portekiz' de Karanfil Devrimi olarak anılan bir hareketle ordu içerisindeki alt rütbeli subayların ve muhaliflerin başlattığı isyanla Salazar devrilir. Yunanistan'da ise bu sürecin öznesi direnişi başlatan üniversite öğrencileri ve onlara eşlik eden emekçi kitleler oldu.
 
TÜRKİYE' DE :

1970 yılında Türkiye' de demokrasi ikinci kez yara alır. 12 Mart' ta ordu bir kez daha yönetime el koyar. Televizyonun henüz 3 yaşında olduğu o yıllar, radyo hala halkın en etkili ve yaygın haber alma aracıdır. Yönetimdeki iktidar da bu aracı diğer pek çok iktidar gibi en etkili bir şekilde kullanır.

1971'in 6 Mayıs' ında Deniz Gezmiş, Hüseyin Aslan ve Mahir Çayan idam edilir. Nihat Erim' in başbakanlığını yaptığı iktidar bu insanlık dışı eylemleri meşru göstermek için yine radyoyu kullanır. Haberlerde ve pek çok haber programında doğal olarak tek yanlı verilen olaylar, gerçekleri anlatmanın çok uzağındadır.

1971 Yılında muhtıra verildikten hemen sonra siyasal güçlerin odağı haline gelmesi nedeniyle TRT' nin özerkliği kaldırılır. Kısa süren özerklik yıllarının ardından tekrar baskı ve sansür yılları başlar.

1973 seçimlerinden sonra TRT Genel Müdürlüğü' ne atanan İsmail Cem İpekçi döneminde TRT ilkeli ve işlevsel bir yayın hayatı yaşar.

1974'te radyo yayınları, TRT-1, TRT-2 ve TRT-3 yayın postaları adlarıyla yayını sürdürürler ve TRT-1, kesintisiz 24 saatlik yayına geçer. Bu, o günler için radyo yayıncılığı açısından önemli bir gelişmedir.

1974, Türk Siyasi hayatı açısından önemli tarihlerden biridir. Dönemin hükümeti ve Başbakanı Bülent Ecevit' in büyük bir cesaretle aldığı kararla Kıbrıs Çıkartması yapılır. Çıkartmanın yapıldığı yıllar, TV 6 yaşındadır ve henüz ülke çapında çok yaygın değildir. Türk halkı gelişmeleri radyodan büyük bir heyecanla takip eder. Ulusal heyecan ve coşkunun yükselmesinde radyo büyük bir rol oynar.