anasayfa | İletişim   Türkçe | English Ara
 

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

e tahsilat
 
Stratejik Plan
Performans Programı
Faaliyet Raporu
Kamu Personeli Yasası
Kamu Hizmet Standartı
Konak Belediyesi - Tarihi Yerler ll
   
Tarihi Yerler ll

Bu bilgiler Yaşar Ürük'ün Yakın kitabevi'nden çıkan "Adım Adım İzmir ve Çevresi" kitabından aynen alınmıştır.

KONAK MEYDANI

 Konak Meydanı bir anlamda İzmir'in kalbidir. Hem İzmir'in yönetim merkezi olması hem de İzmir'in hemen her yerine buradan ulaşılabilmesi Konak'ı bu anlamda oldukça önemli yapan özelliklerdir.

İlk çağ İzmir'inde bu alanın bulunduğu yer iç limanın bir bölümüdür. Günümüz Konak Meydanı'nın güney-batı yönündeki bir noktadan başlayan iç liman, geniş bir kavis çizerek yine gönümüzde Hisar Camisi'nin bulunduğu bölgede,TBMM Egemenlik Evi'nin bulunduğu noktada son bulur ve kıyı şeride Bornova Körfezi'ne doğru uzayıp gider.

Timurlenk'in 1402 yılındaki İzmir kuşatmasında, önemli bir bölümü Kadifekale'den getirilen taşlarla doldurulan ve bu dolgu işlemi sonrası yıllarda da süren iç limanın sağ köşesindeki alan günümüzün "Konak Meydanı" olur.

Cumhuriyet'in ilanından sonra bu meydana İzmir Belediye Meclisi karar ile "Atatürk Meydanı" adı verilir. Bu adın verildiği tarihte Hükümet Konağı, Sarı Kışla ve depolarla çevrili olup merkezinde de Saat Kulesi'nin bulunduğu küçük meydanın denize açık yönünde Konak İskelesi vardır. Ancak yıllar içinde bu çevrenin değişmesi, küçük meydanın Sarı Kışla'nın yıkılmasından sonra ortaya çıkan büyük alanın içinde kaybolmasına neden olur. Kışla'nın yıkılmasından sonra "Konak Meydanı" adıyla alınan alan, 2003 yılında yapılan düzenleme çalışmasıyla yeniden yaratılır.

SAAT KULESİ

Konak Meydanı'nın tartışmasız odak noktasıdır Sultan II.Abdülhamid'in tahta çıkışının 25. yılında armağan olarak 1901 yılında inşa edilen kulenin mimarı M.Raymond Pere'dir. Kulede kullanılan yeşil ve pembe renkli mermer sütunlar Marsilya'dan getirttilir. Sekizgen şekilde inşa edilen ve dört bölümden oluşan kula tabanının dar kenarlarında yer alan ve dörder küçük sütun üzerine oturan, at nalı kemerli sebillerin üçer çeşme kurnası ve ortalarında fıskiyeleri vardır. Platform beyaz mermerden, diğer bölümler ise Denizli yakınlarından getirtilen kesme taşlar yapılmıştır. Üst bölümde, dış yüzlerde bulunan dört adet saat Alman İmparatoru II.Wilhelm tarafından armağan edilmiştir. 22 adet dişli çarktan saatin mekanizması üzerinde 1901 tarihi bulunmakta ve her biri beşer kilogramdan fazla ve çelik halatlarla bağlı iki ağırlığın haftada bir yukarı çekilmesinin sağladığı güç ile çalışmaktadır.

1974 yılı depreminde yıkılan, kulenin en üstteki bölümü 1976 yılında onarım görmüştür.O tarihe kadar çalan çanı ise artık çalışmamaktadır. Saat Kulesi'nin yazıtı yoktur.

Saat kulesi, şehrin hemen herkes tarafından kabul edilmiş simgesi haline gelmiştir.İzmir şehrinde fotoğrafı en çok çekilen ve önünde en çok fotoğraf çektirilen yapıdır.

 HÜKÜMET KONAĞI

İzmir ili'nin yönetim merkezi olan yapıdır. İzmir, XIX. Yüzyıl'da iki kez Aydın Vilayeti merkezi olur ve sonrasında merkez İzmir'e nakledilir. Günümüzdeki Hükümet Konağı yerinde bulunan ve Katipzade Konağı olarak bilinen ahşap yapı vali konağı olarak kullanılmaya başlar. Bölgenin "Konak" adıyla anılması işte bu eski konak nedeniyledir.

"Devlet dairelerinin bir çatı altında toplanmasını" sağlanmak için uygun bir binanın mutlaka yapılmasının gerektiği düşüncesi ile iyice harap hale gelen Katipzade Konağı yıktırılarak,1868 yılında yeni Hükümet Konağı'nın yapımına başlanır. Yapının planları Fransız mühendis Rufo tarafından hazırlanır, inşaat hazırlığını ise Salepçioğlu Hacı Ahmet Efendi üstlenir. İzmir'de Napoli tarzıyla döşenen ilk kaldırım, bu nedenle, günümüzdeki Anafartalar Caddesi'nin bu konak yanında kalan giriş bölümünde uygulanır. 1872 yılında tamamlanan ve 1919 yılında İzmir'in işgalini ve 1922 yılında Kurtuluşu yaşayan Hükümet Konağı 1970 yılında yanar ve tamamen yıkılsa da, ana bina aslına sadık kalınarak onarılır. Ancak çevresindeki binalar yıkılarak yerlerine günümüzde de kullanılan çok katlı hizmet binaları yapılır. Bu binalar başta Konak Kaymakamlığı ve İzmir Emniyet Müdürlüğü olmak üzere birçok kuruluş hizmet vermektedir.

Konak Meydanı'nda , İzmir Büyükşehir Belediye binası önündeki bu anıt İzmir Gazeteciler Cemiyeti tarafından Heykeltıraş Turgut Pura'ya yaptırılmış ve 1974 yılında Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından açılmıştır. 2003 yılında gerçekleştirilen proje kapsamında bulunduğu noktadan yaklaşık 20 metre deniz yönüne alınmıştır.

Hasan Tahsin adıyla bilinen gazeteci Osman Nevres Recep;1888 yılında Selanik'te doğar ve Paris'te Siyaset Bilgiler Okulu'nu bitirir. Mütareke yıllarında İzmir'e yerleşip, gazete çıkarmaya başlayan Hasan Tahsin, 15 Mayıs 1919 günü, İzmir'e ayak basan işgal askerine ilk kurşunu atarak, aynı gün şehit edilir.

KEMERALTI

Kemeraltı, Konak Meydan'ında Hükümet Konağı yanından başlayarak,geniş bir kavis sonunda Şadırvan Camisi önünde son bulan Anafartalar Caddesi merkezli, ülkemizin en büyük çarşısıdır.

Kemeraltı, İzmir şehrinin Cumhuriyet dönemi boyunca en önemli ticaret bölgesi olmakla kalmayıp, sembol olmuş adlarından biridir. Kemeraltı adının gerçek bir kemerle ilgisi vardır. Kemeraltı Camisi'nin inşası yıllarında, yanındaki sokağın hemen başında bulunan bir medrese ile cami arasında bulunan, kemerli bir taş köprü bu ünlü çarşıya ad olur. Başlangıçta günümüzdeki Anafartalar Caddesinin yaklaşık 350 m'lik bir bölümü için kullanılan Kemeraltı adı, günümüzdeki bu caddenin Mezarlıkbaşı'ya kadar uzanan 950 metrelik bölümünün ve bu bölüme açılan tüm sokaklardan oluşan yaklaşık 5 km2 büyüklüğünde ve 15000 dükkanı kapsayan bir çarşı alanının adıdır.

Hükümet konağı yanından başlayan Anafartalar Caddesi ise çarşı içinde tarihi ad taşıyan bölgeler olan Arasta, Keçeciler, Hatuniye ve Çorakkapı'dan geçerek Basmane Semti'nde Altınpark çıkışında sona erer. Anafartalar Caddesi'nin geniş bir açıyla kavis çizer günümüzdeki ilk bölümü XV.Yüzyıl'a kadar var olan "iç deniz" kıyısı ve doğal liman rıhtımıdır. Bu nedenle bölge Antik dönemden günümüze İzmir kentinin vazgeçilmez ticaret merkezi olmuştur.

İzmir'i hoşgörülü toplumsal yaşamı içinde de Türkler, Yahudiler ile Rum ve Ermeni ağırlığın da birlikte yaşadıkları ve ürettikleri kendinden başka hiçbir yere benzemeyen kent parçasıdır.

Kemeraltı'na İzmir'in her yerinden ulaşmak oldukça kolaydır. Güler yüzlü esnafı, hemen her şeyin satıldığı işyerleri size aradığınız malın en ucuzunu sunacaktır.

Kemeraltı'na gitmeden önce neler yapmak ve neleri görmek istediğinizi kararlaştırın. Çünkü böyle büyülü bir çarşıdan kendinizi kaybedebilir ve oradan saatlerce ayrılamayabilirsiniz.

Yorgunluk hissettiğiniz ya da acıktığınız anlarda Kemeraltı'daki yüzlerce restoran, kebapçı, lokanta, pideci ya da büfe ile her türlü kafe, kahvehane size istediğiniz hizmeti en güzel biçimde verecektir.

Kemeraltı'na yaşam;gün doğumundan batışına kadardır. Ne yazık ki henüz geceler hizmet verilmemektedir.

Liman'dan;

Anafartalar Caddesi Konak Meydanı girişi uzaklığı 3370 m

Anafartalar Caddesi Mezarbaşı girişi uzaklığı 2660 m'dir....

 ABACIOĞLU HAN

Balcılariçi adıyla anılan bölgedeki iki katlı avlulu han, XVIII.Yüzyıl başlarında, Hacı Mustafa Ağa tarafından yaptırılır. Cumhuriyet'in ilk yıllarında "Sebze ve meyve hali" işlevinin yanı sıra cevre ilçeleri yolcu ve yük taşıyan motorlu araçların hareket merkezlerinden biri olarak kullanılmıştır.Orijinalliği büyük ölçüde kapanan handan günümüze ancak kuzeydoğu ve güneydoğu bölümleri gelebilmiştir. Han esnafı ve Konak Belediyesi'nin ortaklaşa yürüttüğü onarım çalışması 2007 yılında tamamlanmıştır.

 MESERRET OTELİ

XIX.Yüzyıl ikinci yarısında inşa edilen Küçük Barut Hanın önemli oranda düzenlenmesiyle, 1911 yılında hizmete girmiş ve otuz üç odalı bir oteldir.Yapı, yakın yıllarda gördüğü onarımdan sonra çarşı ve kafe olarak çalışmaktadır. 

BAŞDURAK CAMİİ

Kemeraltı  bölgesinde "Arasta","Paşaturak" ve "Başoturak" olarak da anılan  ve Başoturak Camisi  merkezli  bölgenin adıdır.1872  yılında tamamlanmış olan  Hükümet  Konağ'ından önce,yönetim merkezi olarak  kıyıdan biraz daha içeride  ve bu bölgede  bulunan yapılar kullanılmış, bu nedenle de bölgeye  "Başoturak" denmişti. Başdurak  olarak bildiğimiz bölgenin   adı işte bu "Başoturak" sözcüğünün değişim göstermiş halidir. İkiçeşmelik'i Kemeraltı'na  bağlayan yol alan Kestelli Yokuşu'nun Anafartalar Caddesi'ne ulaştığı önemli bir kavşaktır.

ALİ PAŞA MEYDANI

863. ve 866.sokakların kesişme noktasında ,günümüzde Kemeraltı kavisini  oluşturan eski kıyı şeridine  sahip iç liman  doldurulduktan sonra  kazanılan alanın  en önemli noktalarından biridir. XIX.Yüzyıl başında  "Ali Paşa  Viranesi" ya da "Gemiler İskelesi" adlarıyla da  bilinen  ve  bir dönem  bazı idam cezalarının  burada infaz  edilmesiyle  ünlü bu  meydan günümüzde şadırvan avlusu  haline dönmüştür. 

ALİ PAŞA  MEYDANI ŞADIRVANI

Aynı anda  anılan meydanda  bulunan şadırvan,sekiz  yüksek mermer sütun üzerine  oturtulmuş,kurşun  örtülü  büyük bir kubbenin  altındadır. Çeşmeli Ahmet Reşit Efendi  tarafından yaptırıldığı bilinen  şadırvanın  yapılış tarihi hakkında  kesin bilgi yoktur.Ancak 1894 yılında  Sultan II.Abdulhamit  tarafından baştan aşağı onartılır. Bazı kaynaklar çeşmenin  Hekimoğlu Ali Paşa  tarafından 1754'lerde  yaptırıldığını  bildirmektedir. 

HAVRA SOKAĞI

929.Sokak, halk  arasında bu adla anılır. Çarşının  en hareketli bölgelerinde biridir. Çevresindeki  havraların  yanı sıra  yakın zamanlara kadar meyhaneleriyle  ünlü olan bu sokak Cumhuriyet'in ilk yıllarından bu yana  İzmir'in  balık ve sebze  pazarı gibidir. Her türlü  taze meyve ve sebze  buradaki manavlardan oldukça  ucuz fiyatlara alınabilir. 

ÇAKALOĞLU HANI

Bölgedeki ikinci bir han olan  Çakaloğlu Hanı, form olarak  benzeri olmayan bir handır ve üstü tonozlu bir kapalı çarşıdır. Yakın zamanlarda  restore olmayı bekleyen   hanın  tavanında, 1922 İzmir  yangınından  kalma izleri  hala görebilirsiniz.

AGORA

Agora, İzmir şehri  içinde, Tepekule  ve Kadifekale ile  birlikte  en önemli üç ören yerinden biridir. Namazgah  Semti'nde bulunan  ve  Roma döneminde  mermer döşeli büyükçe  bir avlu çevresinde, sütun ve kemerler üzerine  çok katlı olarak inşa  edilmiş  bir yapı topluluğudur. Üç katı ile dünyada tek örnektir. Ayrıca Roma'daki  Traianus'tan  sonra dünyadaki  en büyük bazilika  buradadır. Sözcük anlamı "Pazar yeri" olan  Agora, ticari bir  alan  olmakla birlikte  politik  toplantıların ya da  halk mahkemelerin  de  yapıldığı  devlete  ait bir alandır.

Roma döneminde yapılan bu alan İ.S. 178'de meydana gelen depremden sonra büyük onarım görür. Kuzey bölümünde seçimlerin yapıldığı ve siyasal sorunların tartışıldığı bazilikanın bulunduğu alandan çıkarılan Demeter, Poseidon, Artemis ve Amphitrite heykelleri İzmir Tarih ve Sanat Müzesi'nde, diğer heykellerin bir bölümü ise İzmir Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.

Agora,1932-1963 yılları arasında yapılan kazı çalışmalarıyla ortaya çıkarılmış ve 178 yılında ki depremden sonra yapıldığı düşünülen bir ören yeridir. Bizans ve Osmanlı dönemlerinden beri var olan Kocabahçe, Dikilitaş, ve Alaybeyi mezarlıkları altındaki Agora kalıntıları, yüzyıllardır yarı açıkta duran bazı, mermer sütunların ilgi çekmesi sonucu ortaya çıkarılır.

Agora'nın Antik dönemlerdeki yerinin belirlenmesinde en önemli etken hiç kuşkusuz bol suya sahip bir alan olmasıdır. Batı Portik'te (Stoa) görülen büyük sarnıçlar ile çeşitli kanalizasyon parçaları bunun kanıtıdır. Öte yandan yapının kuzey yönünde, Bazilika girişinde bulunan kaynak suyunun, ilk çağdan bu yana akmakta olduğu düşünülmektedir. Ancak bu suyun içilmemesi önerilir.

Agaro'nın Batı Kapısı kemeri üzerinde İmparator Mercus Aurelius'un karısı Faustina'nın kabartma portresini görebilirsiniz. Agora'daki en önemli buluntulardan bir kısmı; Roma dönemi dükkanlarına ait olan bölümlerin duvarlarında beyaz sıvı üzerine çizilmiş "grafiti"lerdir. Çok değerli olan bu çizimler, portatif çatı ve brandalar ile korunmaya alınmışlardır.

Agora'yı gezerken, bir zamanlar Liman Kale'de bulunduğu var sayılan Latin armalı mermerler ile son derece usta bir işçilikle yapılmış Osmanlı mezar taşlarını birlikte görebilir, hepsini tek tek inceleyebilirsiniz. Agora'nın önemli bölümü henüz toprak altındadır ve güney yönündeki park ve Osmanlı dönemi Namazgah Hamamı'nın bulunduğu yapı grupları da Agora'nın üzerindedir.

Agora'yı gezerken uyarı yazılarına dikkat etmeniz, özellikle kemer ve tonozların olduğu bölümlerde merdivenlerde dikkatli olmanız gerekmektedir. Kazıların sürdüğü bölümlere ziyaretçiler alınmamaktadır. Agora, şehrin merkezinde İzmir limanına yaklaşık 3 km. uzaklıktadır. 

KADİFEKALE

İ.Ö.VI.Yüzyıl'da, Lydia Ordusu'nun yenilmesi ve Sardes'in (Salihli) yıkımı ile başlayan Pers egemenliği, Büyük İskender'in İ.Ö.334 yılında başlayan Büyük Doğu Seferi ile sona erer. Böylelikle başlayan Helenistik Dönemde, Doğu Akdeniz kentlerinde yeni bir anlayış sonucu olarak özellikle deniz ticaretine açık, yamaçta yer alan yerleşim yerleri görülmeye başlanır. Daha güvenli bir yere taşınma ihtiyacı sonucu birçok kentin yeri değişir. Smyrna da bu kentler arasındadır. Büyük İskender bir gün Pagos Dağı yamaçlarında avlanırken, yorgun düşer ve söylenceye göre Tanrıça Nemesis'e adanmış bir tapınağın önündeki ulu bir çınar ağacının gölgesinde uykuya dalar. Düşünde gördüğü iki su perisi İskender'e şehri uykuya daldığı yere taşımasını öğütler. Bu arada kavimlerde kehanet de bulunur:"Pagos'ta kurulacak şehirde yaşayacak olanlar, eski Smyrnalılar'dan üç ya da dört kez daha mutlu olacaklardır."

Kadifekale, bu kehanetten yola çıkılarak İ.Ö.IV Yüzyıl'da kurulan yeni kentin Helenistik ve Roma dönemindeki akropolü ve günümüze kadar ulaşmayı başarmış görkemli kalesidir.

Kadifekale, Büyük İskender'in generallerinden Lysimachos tarafından yaptırılır ve böylece İzmir yabancı kavimlerin saldırılarından da korunur. Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde onarım gören kalenin günümüzde görülen duvarlarının önemli bölümü Orta Çağ'a aittir. İ.Ö.III Yüzyıl yapımı olan kale surları içinde Bizanslılar'dan kalma sarnıç ve depolar bulunmaktadır. Vaktiyle körfeze bakan kuzey yamacında bir amfi tiyatro ve batıya bakan tepelerin yamacında stadyum bulunmaktaysa da zamanla bu yapılar, genellikle "başka yapılarda kullanılmak üzere" taşları sökülerek yok edilirler.

 Kadifekale, Körfez'in ve onu çevreleyen tüm yerleşim alanlarının en güzel göründüğü, 185 metre yükseklikteki tepe üzerendedir."Yukarı kale" olarakta anılmıştır. Kadifekale yapıldığı dönemde günümüzdeki halinden daha büyüktür. 6000 metreyi aşan çevresinde 24 burç ve kule vardır ve dış surlar denize kadar inmektedir. Kalenin ve dolayısıyla İzmir'in iki ana kapısı vardır. Bunlardan birincisi günümüzün Eşrefpaşa semti olan bölgede Ephesos ve Kolophon'a uzanan yolun diğeri ise günümüzün Basmane semti olan bölgede Sardes'e uzanan yolun başladığı kapılardır.İ.S. 178 ve 1739 depremlerinde oldukça hasar gören yapı, 395 yılında Bizanslılar tarafından onarılır.

XV.Yüzyıl'dan başlayarak ve özellikle Ok Kalesi yapıldıktan sonra kalede yaşayan herkes aşağıya,kıyıdaki yerleşim yerlerine doğru inmeye başlar ve Kadifekale boşalır.

Adını, Evliya Çelebi'nin yakıştırmasıyla Büyük İskender'in düşmanı efsane kraliçe Kaydafe'den alan ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında yerleşimin başladığı Kadifekale'nin bir bölümünde, çevrede inşa edilen yapılarda buradan sökülen taşların kullanılması sonucu, çökme tehlikesi başlar. Tepenin hemen altındaki bir İlkokul inşaatı bile bu taşlarla yapılır. İzmir Belediyesi tarafından 1955 yılında yaptırılan önemli yenileme çalışmaları sonucu, Yunan işgali dönemi dışında, 1317 yılında bu yana hep Türklerin elinde bulunan Kadifekale günümüzdeki görünümüne kavuşur. Kadifekale'nin ana giriş kapısı önünde ve hemen batı yönündeki surlara bakıldığında temel seviyesinde, üsttekilerden daha büyük kesme taş bloklar görülür. Hafif bombeli bu taşların Helenistik Döneme ait olduğu hemen anlaşılır. Ana kapıdan içeriye girildiğinde karşımıza çıkan avlu Akropol'ün batı yönündeki başlangıç noktasıdır. Surlar boyunca Helenistik ve Roma Dönemi sur kalıntıları arasında Ortaçağ'ın tuğlada katılmış özensiz işçiliği de görülür. Akropol'ü çevreleyen bu surlardan ayrılarak kuzey yönüne uzayan kent surları günümüzdeki Basmane semtini, batı yönüne uzayanı ise günümüzdeki Değirmendağ'ın önemli bir bölümü içene alarak denize ulaşmıştır.

İzmir'e gelen gezginlerin bazıları, esenlerinde kale ana giriş kapısının hemen yanındaki duvarda yer alan bir Amazon başından söz eder. Sonraları söküldüğü anlaşılan Amazon'un ne olduğu bilinmemektedir.

Kalenin içinde girişten sonra sol yöndeki bir setin üstünde görülen kalıntı, XIV.Yüzyıl sonlarına doğru Kale Kadısı Ahmet oğlu İlyas tarafından yaptırılan bir camiye aittir. Bu caminin daha önce aynı yerde var olduğu bilinen Apocalyps Kilisesi üzerine inşa edildiği öne sürülür. Bir başka var sayım ise bu kilisenin de, Büyük İskender'in düş kurduğu Nemesis Tapınağı'nın yerinde olduğudur. Öte yandan girişin hemen karşısında yer alan çukurlardaki tonozlu yapı, Roma döneminde yapılıp, Bizans döneminde de kullanılan bir sarnıca aittir. Buraya Şirinyer'deki su kemerleri (Akuadükler) aracılığı ile ulaşıp biriken sular, künklerle yamaçtaki şehrin Kadifekale, İzmir şehri ve Körfez'in genel görünümünü en iyi izleyeceğiniz noktadır.

Kadifekale'ye asla fotoğraf makinesiz gelinmemelidir.

Kadifekale ziyaretinizde hemen yanındaki Hava Kuvvetler Şehitliği ile Hacı Bey Camisi'ni de ziyaret edebilir. Ayrıca Ayla Ökmen Kent Seyir Terası'nda şehrin güzelliğini bir başka açıdan da izleyebilirsiniz.

İzmir tarihinde en önemli yeri olan Saint Polycarpe'nin öldürüldüğü varsayılan Antik Stadyum da Kadifekale'nin batı yönünde yer almaktaysa da, bu alan günümüzde tamamen yerleşim altında kalmıştır.

Kadifekale, Konak Saat Kulesi'ne karayolu ile 3630 m. uzaklıktadır.

 Basmane Cumhuriyet'in ilk yıllarında İzmirliler için son derece değerli bir semttir. Ancak yıllar içinde, özellikle de Kültürpark'ın açılmasından sonra varlıklı ailelere ait eski konaklar otel haline getirilir.

Eski İzmir'den kalan dokuyu bu semt kadar yoğun biçimde asla bulamazsınız. Buradaki her sokak görenleri farklı bir zamana ve farklı bir kültüre götürür.

 OTELLER SOKAĞI

Basmane Semti'nin ünlü sokaklarının başında gelir .XIX.Yüzyıl'da Cuma Tekkesi olarak biline alandan başlayan bu sokak Cumhuriyet öncesi "Dibek" ve "Evliyazade" adlarıyla da anılır. Oteller Sokağı adı günümüzde bu sokağı kesen uzunlu kısalı birkaç sokağın oluşturduğu ve eski komutlardan bozma otellerin bulunduğu bölgenin neredeyse tamamı için kullanılır olmuştur. Sokakta yer alan otellerin birçoğunun çok sayıda müşterisi özellikle Afrika kökenli yabancılardır. Özellikle şehirlerarası otobüs garajının semtten taşınması nedeniyle 1980'lerden itibaren önemini yitirmeye başlayan ancak 2005 yılında yeniden düzenlenen Oteller Sokağı ilginç dokusu, farklı insan tipleri ile renkli bir bölgedir. Sokakta anılmaya değer çok sayıda otel olduğundan tamamına burada yer verilememiştir.

EMNİYET OTELİ

1903 yılında inşa edilmiş bu yapı Cumhuriyet'in ilk yıllarında Cihan Palas Otel ve gazinosu olarak hizmet verir. Bütün odalarında para kasaları bulunan 56 odalı yapı 1954 yılında el değiştirir ve Emniyet Oteli adını alır. 1974 yılında faaliyeti durduran, odalarının tavan resimleri ve süslemeleriyle dikkat çeken otel semtin görülmeye değer ilginç yapılarındandır.

 BASMANE

 Basmane, İzmir'in tarihi dokusunu koruyarak günümüze ulaşmış eski bir semttir. Yerleşim yeri olmadan önce şehrin hemen kenarında bulunan ve ermeni mahallelerinin başladığı yer olan bu bölgeye sık sık gelen sakaların burada bulunan büyük bir çeşmeden su doldurdukları bilinmektedir. Daha sonra bazı esnaf da buraya yerleşir. Basmane Semti adına ,XVIII.Yüzyıl'ın ilk yarısında burada kurulan basma fabrikasından almıştır. İzmirli bir Ermeni tüccar 1740 yılında İstanbul'a giderek basma, yazma işiyle ilgili izni saraydan almayı başarır. Kadın başörtüleri ile yazmalara çiçekli desenlerin basıldığı ve ilk elli yılda oldukça başarılı işletilen bu kurum sonraları İsviçre'de üretilen yazmaların rekabetiyle sarsılır. Basma fabrikası binası ve arazisi İzmir-Kasaba demiryolu ve istasyonunun yapımı için istimlak edilir ve tarihe karışırsa da, bu işletme önceleri Aya Konstantina olarak bilinen semte ad olur. Zamanında basmahanenin bulunduğu bu alanda günümüzde Basmane Garı bulunmaktadır.

 




           
Konak Hizmetler Projeler İhaleler Bilgi Edinme İletişim

  • İhaleler
  • Encümen İhaleleri
  • İhaleler Arşivi (2004-2005-2006)
  • Banka Promosyonu İhalesi
  •    

    İzmir Konak Belediyesi : Dokuz Eylül Meydanı No:11 Basmane / İzmir
    Telefon : [232] 489 45 22 Faks : [232] 489 49 20
    E-Posta : konak@konak.bel.tr